Toprak Kokulu Bir Ömür: Bademler Seralarında Bir Gün
Yarım asırdır seralarımızda çiçeklerle iç içe yaşayan Ayşe Teyzemiz, "Sardunya insan gibidir, ilgiyi, güneşi ve tatlı bir esintiyi çok sever" der hep. Bizim Bademler'in seralarında sabahın ilk ışıklarıyla birlikte canlanan o pembe, kırmızı yapraklar, sadece suyla değil, buradaki ortak emeğin sevgisiyle büyüyor.
Sardunya yetiştirirken evlerde yapılan en büyük hatalardan biri onu sürekli suya boğmaktır. Ayşe Teyze'nin kulaklara küpe olan tavsiyesi basittir: Toprağı elinize alıp sıktığınızda parmaklarınıza yapışmıyorsa, işte o zaman can suyu verme vakti gelmiştir. Solan yaprakları ve geçmiş çiçekleri de dalında bırakmamak gerekir; onları hafifçe okşayarak temizlemek, bitkinin taze tomurcuklara yer açmasını sağlar.
Menekşeler ise sardunyalara göre biraz daha nazlıdır. Doğrudan güneşin altında kalmayı hiç sevmezler, yaprakları hemen boynunu büker. Onları tül arkasından süzülen tatlı bir ışıkta tutmak en güzelidir. En önemlisi de sularken yapraklarına su değdirmemektir. Saksının tabağına su doldurup, menekşenin kökleriyle o suyu yavaş yavaş içmesini izlemek, ona verilecek en güzel hediyedir.