• Resim 1
    • Resim 2
    • BEGONİA
    • BEGONİA
    • PETUNİA
  • Bademler Köyü
 Bademler, İzmir’in batısında Güzelbahçe ve Seferihisar ilçeleri arasındaki boğazın tam ortasında yer alır. Karayolunun batısındaki bir tepe üzerinde yer alan köy, İzmir'e 35, Seferihisar'a 10 ve Urla'ya 9 km. uzaklıktadır. Kuzeyinde Burunsuz Çiftliği ve Pertev Paşa tepeleri, batısında Hacıhasan Dağı ve İğdelipınar, güneyinde Palamutluk ve Hereke ovası; doğusunda Bakılar Boğazı ve Yıkık Değirmen vardır. En yakın köyler ise Turgut, Hereke, Ulamış, İhsaniye, Ovacık, Çamlı, Gölcük ve Gödence’dir. Akdeniz iklimine sahip olan köy, bir tepe üzerine kurulduğundan devamlı rüzgâr alır, toprakları kıraç, bitki örtüsü yoksuldur. Yaklaşık 1400 nüfusa sahip köyün yerleşim tarihçesi hakkında bir hikâye anlatılır;
 
 
1830 yıllarına kadar göçebe olarak yaşayan ve yaptıkları işten dolayı Tahtacı olarak nitelendirilen topluluklar, Osmanlı tarafından yerleşik düzene geçmeye zorlanır. Kızıldağ ve çevresindeki köyler için eşya yapan ve tahta biçen aşiretler, zamanla en yakın köylere inerler. Böylece, Narlıdere merkez (ocak) olmak üzere, çevresinde Yaka, Uzundere, Cumaovası ve Bademler köyleri kurulmuş olur. Bademler çevresine gelen ilk aileler, önce Ulamış köyüne yakın bir tepeye yerleşir. Ulamış'tan yaşlı biri, köyün şimdiki yerini işaret ederek, yerleşim için daha uygun olduğunu belirtir. Başlangıçta 12 çadırdan oluşan yerleşime, zamanla başkalarının da katılmasıyla köyün temeli atılmış olur. Tepedeki birkaç badem ağacı nedeniyle yerleşimin adı “Bademler” olarak anılacaktır.
 
 
Uzun yıllar zeytin ve tütün tarımı yapılan köyde, 1964 yılında açılan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi sayesinde hem yeni iş alanları açılmış hem de Almanya’ya işçi olarak gitme fırsatı doğmuştur. Günümüzde 25 dekar cam ve kaloriferli sera, 150 dönüm arazi içinde mandalin ve meyve bahçesi ile bir zeytinyağı fabrikası vardır. Son yıllarda diğer tarım ürünlerinin yerini kesme çiçek üretimi almıştır. Köyde üretilen gerbera, lilyum, şebboy, karanfil, frezya ve kasımpatı gibi çiçekler, yurt içi ve yurt dışındaki önemli merkezlerde satılmaktadır.
 
 
Bir Alevi—Tahtacı—Türkmen köyü olmasından dolayı, devamlı laik ve Atatürkçü yönetimlerin, eğitim ve kültür etkinliklerinin destekçisi olmuştur. 1932 yılında başlayan tiyatro serüveni halen devam etmektedir. Geçen sürede, gerek köy halkı gerekse dışarıdan gelen topluluklar tarafından 150’ye yakın tiyatro oyunu, köyde ve turne bölgelerinde halkın beğenisine sunulmuştur.
 
 
Köy halkı eğitime verdiği önemin karşılığını, yetiştirdiği önemli devlet ve kültür adamları sayesinde fazlasıyla almıştır. Gümrük ve Tekel Eski Bakanı Mahmut Türkmenoğlu, İzmir Milletvekili Türkan Miçooğulları ve Efes ve Milet Müze Müdürü Arkeolog Musa Baran, Bademler Köyü’nde yetişen önemli şahsiyetlerdir. Köyün okur yazar oranı %100’dür.
 
 
Bademler'de, yıllardır İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi'nin bir şubesi vardır. Köyde Sağlık Ocağı, Tarım Teknisyenliği gibi kuruluşların yanı sıra, Kültür ve Sanat Derneği, Avcılar Kulübü, Gençlik ve Spor Kulübü de bulunmaktadır. Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkındaki yasa çıkmadan önce köyde gençler tarafından İrimlik FM adıyla bir radyo da kurulmuştu.
Çağdaş gelişmelere rahatlıkla ayak uyduran Bademler insanı, yine de geleneksel kimliğini korumakta, Manisa'nın Turgutlu ilçesi yakınlarındaki Hazma Baba ya da Urla yolundaki Samut Baba ve köy çevresindeki birçok alanı kutsal saymaktadır. Özellikle evliyalar adına kurban kesip, birlikte hoşça vakit geçirmek vazgeçilmez bir görenektir.
 
 
Köyde coşkuyla kutlanan önemli günler vardır. Sultan Navruz, Hıdırellez, Deniz Bayramı ve Derme Deşirme günü gibi. Sultan Navruz'da ve Hıdırellez'de gençler geceleri geç vakitlere kadar eğlenirler, köy içinde ateş yakar, üstünden atlarlar, kızlı erkekli gruplar halinde bahçelerden sahibinin bilgisi dahilinde meyve araklarlar.
Deniz Bayramı ise her yılın 19 Ağustos günü kutlanır. O sabah Bademler'in tüm halkı, bütün işlerini bırakıp, atla, arabayla, traktörle hatta yaya olarak denize ulaşırlar. Deniz bayramı için gidilen yer, Sığacık
Limanı karşısındaki Azmak koyudur. Burada, hamur açar, bişi yaparlar, tarhana dökerler, kurban keserler. Yer, içer eğlenirler. Gençler birbirlerini denize atarak oyun çıkarırlar, kayaların tepesinden denize atlarlar. Son yıllarda çeşitli yarışmalar organize edilerek, deniz bayramı artık bir şenlik havasında kutlanmaya başlandı.
 
 
Seyrek de olsa, Derme Deşirme’de özellikle Perşembe sabahları, kadınlar çeşitli kılıklara bürünürler. Kimisi asker olur, kimisi sopasına dayana dayana gezen yaşlı bir dilenci olur, çoban olan çıkar, fal bakan, niyet açan, Çingene kılığına giren olur. Dümbelekle, defle köyde ortalığı velveleye vererek kapı kapı dolaşıp yemeklik malzeme toplarlar. Her kapıda değişik oyun çıkarır, şaklabanlık ederler. Böylece derilen ve devşirilen un, bulgur, börülce, ve yağ gibi malzeme, köyün içinde üç yol ağzında bir yere indirilir. Burada kazanlar dolusu yemek pişirilir. Çorba, pilav ve bişiler, gelene geçene bol bol sunulur. Derme Deşirme çorbasından kim bir tas içerse, o kişinin yıl boyunca hastalanmayacağına inanılır.
 
 
Bademler'de bir de Keçi Gezdirme geleneği vardır. Özellikle sünnet düğünlerinde, erkeklerden bir bölük oyuncu yanlarına bir eşek ve bir keçi alarak köy içinde gezintiye çıkarlar. Eşek de, keçi de abartılı biçimde süslenmiştir. Oyunculardan kimisi Arap kılığındadır, kimisi gelinle damat olmuştur. Ağa ve dilenci olan da vardır, ayı postuna bürünen de. Köy içinde keçi gezdirme alayı ilgiyle izlenir. Bu sırada, keçiyi kapmaya yeltenen çıkarsa, oyuncular kocaman kargılarıyla bunu önleyeceklerdir. Eğlence böylece coşku ve şamata içinde sürüp gider.
 
 
 
 
 
 
 
 
Bademler Köyü’nde tiyatro geleneği, 1932 yılında Mustafa Anarat adında bir yedek subay öğretmenin gelmesiyle başlar. Kendi çabalarıyla gençlerden oluşan bir grup kurar ve temsillerini vermeye başlar. Oyunların konuları, başlarda Yarım Osman, Kul Himmet ve Susuz Yaz gibi köy hayatını konu alsa da, 80’li yıllardan sonra Özgürlüğün Bedeli, Bir Ceza Avukatının Anıları ve Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü gibi siyasi içerikli oyunlardır. Son yıllarda ise, toplumsal eleştiri içeren Buzlar Çözülmeden ve İnek gibi oyunlar sergilenmektedir. Kuruluşunun 76. yılında ise, Bademler Köy Tiyatrosu perdelerini Erhan Gökgücü’nün İki Kalas Bir Hefes adlı oyunuyla açtı. 2009 yılında Yaşar Kemal’in Teneke isimli oyunu sergilenecektir.
 
 
Bademler’e en yakın antik kent olan Teos’ta, Helenistik dönemde Dionysos Sanatçıları Birliği”nin kurulması ve bundan 2000 yıl sonra aynı topraklarda tiyatro geleneğinin yeniden canlanması tesadüf olamaz. Bu yüzden Bademler köy halkı, gerek göçebe zamanlarından edindikleri deneyimleri, gerekse yerleşik hayata geçtikten sonra tanıdıkları gelenekleri, kültürel birikim olarak korumuşlar ve günümüze kadar getirmişlerdir. Köye özgü Keçi Gezdirme ve Derme Deşirme geleneği, insanın varoluşundan beri kullanılan gösteri sanatlarının bir devamıdır. Tiyatro geleneği artık bir festival olarak 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde, birçok grubun katılımıyla gelişerek sürmektedir.
 
 
 
 
 
 
Kendisi de Bademler köyünden olan Arkeolog Musa Baran, oyunun yaşamın her alanında ve anında geliştiğini, güzelleştiğini düşünmüş. Bu amaçla Bademler köy meydanındaki evinde kurduğu müzesi için, uçurtmadan sapana, kargıdan yapılmış silahlardan telden yapılmış arabalara kadar onlarca oyuncak toplamış ya da kendi elleriyle üretmiş. Eğitim amacıyla yaptığı ilkel tarım aletlerini gösterirken, yaratıcılığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Musa Baran oyuncaklardan başka Bademler köyü geçmişi, gelenekleri ve kültürü üzerine de bir kitap hazırlamıştır.
 
 
Oyuncakların evrenselliğini fark ettikten sonra, 1973 yılında yapılan 10. Uluslararası Arkeoloji Kongresi için Antik Çağ'la günümüz çocuk oyunlarını karşılaştıran bir araştırma yapan Baran, benzerlikleri bir bildiri olarak kongreye sunuyor. Bildiri çok ilgi çekiyor ve Amerika'da, yayımlanan Expedition Dergisi'nde yer alıyor. Son olarak 1993 yılında Kültür Bakanlığı'nca bir kitabı yayımlanıyor.
 
 
Oyunlar ve oyuncakları etkileyen faktörlerin iklim, materyal ve kültür olduğunu söyleyen Baran, kar yağmayan ülkelerde çocukların kardan adam yapmasını bilmemesinin doğal olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde söğüt ağacı olmayan ülkelerde de, çocukların söğütten düdük (sipsi) yapması beklenemez.
 
 
 
 
 
 
 
 
Köy Pazarı: Her pazar köy meydanında kurulan pazarda, her türlü el yapımı ve doğal (organik) ürünler ile yöresel yemekleri bulmak mümkün.
 
 
Çocuk Oyuncakları Müzesi: Köy meydanında geleneksel çocuk oyuncakları kadar köy tarihiyle de ilgili belgeler içeren, fakat sürekli açık olmayan müze.
 
 
Tiyatro Binası: Köy içinde, 1969 yılında dönemin İzmir Valisi Namık Kemal Şentürk tarafında açılan ve bugüne kadar 150’den fazla oyuna sahne olan bina. Her yıl Mayıs’ın ilk haftası yapılan Bademler Tiyatro Şenliği’ne ev sahipliği yapıyor.
 
 
Azmak: Köyün 10 km. güneybatısındaki temiz denizi ve kamp alanıyla ünlü plaj. 18-19 Ağustos tarihlerinde Bademler Deniz Bayramı ve Şenlikleri kutlanmaktadır.
 
 
Balıklı Havuz: Köyün 2 km. doğusunda, Gödence köyü yolundaki doğal pınar.
 
 
Istatın Havuz: Köyün 1 km. kuzeybatısındaki tepede yer alan manzaralı doğal pınar.
 
 
Gölet: Köyün 3 km. kuzeydoğusunda sulama amaçlı göl çevresindeki piknik alanı. Gölet yolunda Hanyıkığı mevkisinde Bizans kalıntıları ve göletten 1 saat mesafede, köy halkınca kutsal sayılan Deliktaş yer alır.

Resimler